html site builder

Bir "İK" Bir "Çalışan" Köşesi

Bir "İnsan Kaynakları" gözüyle, Bir "Çalışan" gözüyle !

ÇAĞRI MERKEZİNDE İK UZMANI OLMAK ( MT Gözüyle )

Türkiye’nin lider çağrı merkezlerinden birinde müşteri temsilcisi olarak çalışma hayatına başlayan ve kariyer basamaklarını tırmandıktan sonra mesleğini icra etme şansı yakalayan bir İK’cı olarak, İnsan Kaynaklarının (pardon İnsan Kaymakları mı desem :) ) Müşteri Temsilcisi gözüyle nasıl göründüğünü az çok bilirim :)

İK’cılarla ilgili Müşteri Temsilcilerinin kendi aralarında yaptığı tatlı birkaç söylemden paylaşımda bulunmak istiyorum:

“İnsan Kaynakları da hep molada canım, bilgisayarı elinde gezip duruyorlar...”

“Yaptıkları iş çok da zor olmasa gerek; sadece birilerine akıl veriyorlar...”

“Ne var ki canım, ben de birilerini işe alabilirim! Sadece birkaç sorudan ibaret... Hem ellerinde soracakları sorular da hazır, kağıttan okuyorlar, ne olacak ki yani adayların içinden en şanslı olanını seçerim....”

“Eğitmenlerimiz o kadar tatlılar ki, motivasyonları da hep yüksek... Her eğitim sonrası kariyer hedefim Eğitmen olmakla Takım Lideri olmak arasında gidip geliyor...”

“Kariyer demişken, bir de performansı yüksek olanlara birkaç test yapıyorlarmış ve sonrasında Eğitmen, Takım Lideri gibi pozisyonlara geçilebiliyormuş. İK’cılar “role play” mi ne diyorlar, adaylara ondan yapıyorlarmış, ne güzel tiyatro izlemek gibi bir şey sanırım...”

“Maaşları da İK’cılar hesaplıyor ya, kesin en yüksek maaşı kendileri alıyordur... Bu arada maaşım yattı, yıl sonu diye yine fazla mı kesmişler maaşımdan... Yıl sonunda vergi artıyor diyorlardı; ama ben yine de itiraz edeyim bir öğreneyim...”

“Mail geldi, yine güzel bir etkinlik var, İK ekibi de ne kadar şanslı, etkinlik hazırlarken ne de çok eğleniyorlar... off off keşke ben de İK’cı olsam :) )”

Her meslek alanında olduğu gibi İnsan Kaynakları’nda da buzdağının görünmeyen kısımları vardır. Hatta görünen kısmındaki yansımalar da yanıltıcı olabilir. Müşteri Temsilcisi gözüyle her anlamda iş hayatları mükemmel görünen İK’cıların da yaşadığı birçok zorluk vardır; tutmayan hedefler, yaşanan olumsuzluklar, çalışan ve işveren arasında zorlu bir köprü görevinde olma, hukuki süreçlerin verdiği sorumluluklar gibi daha birçoğu sayılabilir...

Yazımı bitirirken şunu belirtmek isterim; hangi mesleği yapıyorsak yapalım, işin içine girmeden, mesleki tabirle “o gömleği giymeden” maalesef tüm dinamikleri görme şansımız olmuyor. Empati yeteneğimiz ne kadar iyi olursa olsun, ancak deneyimlediğimiz zaman o işi gerçekten anlayabiliriz...

(26.01.2018)

ÇAĞRI MERKEZİNDE İK UZMANI OLMAK ( İK Gözüyle )

Müşteri Temsilcisi Gözüyle İK’cıların fotoğrafını çekmiştik. Şimdi de İK’cılar gözünden Çağrı Merkezinde neler yaşanıyor, biraz onları inceleyelim. Yine şahit olduğum veya bizzat yaşadığım birkaç tatlı söylemle başlamak istiyorum:

“Yeni proje geliyor, acil işe alım planlaması yapmam gerekiyor, yalnız o bölgede işe alım kapasite değerlendirmesini yaptığımda elimizdeki kaynaklara göre aday sayısının yeterli olmadığını görüyorum, farklı kaynaklardan daha fazla adaya ulaşmak lazım; fakat vakit çok kısıtlı, bu kadar zamanda bu kadar kişiyi nasıl işe alabilirim ki, elimde sihirli bir değnek olması gerekiyor...”

“İnanamıyorum aradığımız adayların sadece %20’si mi görüşmeye katılmış, telefonda davet ettiğimizde o kadar ilgili ve istekliydiler ki...”

“Neee işten çıkış mı var, ama olmaz ki yaa, turnover yine çok yükselecek, biz bu yıl da hedefi tutturamayacağız gibi duruyor... :( ”

“Ay sonu yaklaşıyor, bu da demek oluyor ki yine bir bordrolama dönemi... Binlerce çalışanımızın bordrosunun hatasız bir şekilde hesaplanması gerekiyor... Tam bir ekip işi ve geceli gündüzlü çalışmak gerekiyor; bayram tatili, resmi tatil dinlemez, bordro hassas konudur, maaşlar zamanında hesaplanmalı ve yatırılmalıdır... Gözlüklerimizi takalım, işe koyulalım, çooook çalışmamız gerekiyor çok... Saat de 22:00’i olmuş, kim dışarıdan pizza söyleyecek sanki çok acıktık...:) ”

“Şimdi de yıl sonu yaklaşıyor, iç müşteri memnuniyeti anketleri yapılacak, acaba çalışanların memnuniyetleri ne seviyede çıkacak, çok heyecanlı bir süreç, umarım güzel sonuçlar alabiliriz...”

“Yıl sonu demişken, yılbaşı eğlencesini nerede yapacağımıza henüz karar veremedik, geç de kalıyoruz, bir an önce duyuru atıp katılım oranını yüksek tutmak gerekiyor. İşimiz çok; binlerce çalışanın ulaşım koordinasyonu, çalışanların herhangi bir sorun yaşamadan eğlence mekanına getirilmesi ve götürülmesi, eğlenmelerini sağlamak, güzel ikramlarda bulunmak, bol bol fotoğraf çekmek, geceyi bitirmek ve herkesin sorunsuz olarak evine ulaştığı bilgisini almak ve en iyi ihtimalle gece 04:00’te uyumak...keşke başka bir meslek seçseydim yaaa, ne vardı İK’cı olacak...          ( blöf yapıyor :) )”

Çağrı Merkezinde İK’cı olmak zor zaanattir; sektör gereği çok hızlı kararlar alınır ve değişim süreklidir. İyi bir İK’cının işverenin stratejik ortağı olma misyonu ile bu değişiklikleri doğrudan veya dolaylı olarak organizasyonla uyumlu hale getirme hedefi vardır. Bu hedefi uygularken İK’cılardan beklentimiz; işverenden gelen talepleri öncelikle etik süreçlerden geçirip hukuki boyutlarını çok iyi irdeleyip daha sonra çalışanlara uygun iletişim kanallarıyla ve mümkün olduğunca açık iletişimi tercih ederek paylaşması yönündedir.

(26.01.2018)

Paylaş